Kişilerarası İlişkilerin Başlangıcı ve Gelişimi

Kişiler arası ilişkiler, birbirlerinde anlam bulan ve ilişkileri kişisel olmayandan kişisel olana doğru ilerleme eğiliminde olan bireyler arasında gelişen ve sürekli değişen etkileşimsel bir paylaşımdır. Başka bir tanımda ise kişiler arası ilişkiler, iletişimin sürekli hale gelmesiyle iki ya da daha fazla kişi arasında oluşan sosyal bağ, sosyal ilişki ya da duygusal yakınlık olarak tanımlamaktadır. Bu tanımlardan sonra kişiler arası iletişimin ne olduğuna değindikten sonra kişiler arası ilişkiler konusuna devam etmek istiyorum.

Daha önceki yazımızda tanımladığımız gibi “iletişim”, bir göndericiden alıcıya mesaj gönderilmesidir. Kişiler arası iletişim ise, kaynağını ve hedefini insanların oluşturduğu ve en az iki kişi arasında gerçekleşen iletişime denmektedir (Siyez, M, 2015).  Dökmen (2008) ise kaynağını ve hedefini insanların oluşturduğu iletişimlere “kişiler arası iletişim” olarak tanımlamıştır. Bununla ilgili daha kapsamlı bir tanım yapmak istersek “kişiler arası iletişim”, bireyler ya da küçük gruplar arasında karşılıklı güvene dayanan, ilişkiler ağı oluşturan, bilgi ve duyguların paylaşmasını amaçlayan çift yönlü, sözlü ve sözsüz etkileşim sürecidir.

Kişiler arası ilişkiler, aile, arkadaşlık gibi farklı yapılarda ortaya çıkabilmektedir. Kişiler arası ilişkilerde yakınlık düzeyi ve paylaşımlar yaşanan ilişkiye göre değişebilmektedir (Siyez, M, 2015).

Kişiler arası İletişimi Etkileyen Temel Faktörler

Kişiler arası iletişim süreci, kişinin iç ve dış çevreden aldığı uyaranların etkisiyle başlar ve kişinin kendi içinde anlam yaratması ile son bulur. Bu nedenle kişiler arası iletişimi pek çok faktörün etkilediğini söyleyebiliriz (Siyez, M, 2015). 

Kişiler arası İletişimde Kişisel Özelliklerin Rolü

1.Cinsiyet: Karşımızdaki kişinin cinsiyeti ona nasıl davranacağımızı belirleyen en temel unsurlardan birisidir. Sosyal etkileşimlerde karşımızdaki kişinin kadın veya erkek oluşuna bağlı olarak onlara farklı biçimlerde tepkide bulunabilir veya onlardan farklı davranış beklentileri içerisinde olabiliriz. Bu durumun ana nedenlerinden biri doğumdan itibaren kız ve erkek çocuklarının farklı yetiştirilmesidir. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse kadınlardan, diğerlerine ilgi göstermesi, ilişkide kendini açması ve işbirliği yapması beklenirken; erkeklerden de amaç yönelimli konuşması beklenmektedir. İletişim alanında yapılan çok sayıda araştırmada kadın ve erkeklerin yukarıda ifade edilen şekilde ilişki kurduğunu göstermektedir. Tabi değişen zaman ve yaşam koşulları ile bu durumun değişebileceği de göz ardı edilmemeli.

2.Fiziksel görünüm: Yapılan araştırmalar sonucunda oluşan genel kanı fiziksel yönden çekici olmanın ilişkiler üzerinde olumlu etkisi olduğudur. Bir grup araştırmacı ise fiziksel çekiciliğin uzun vadeli ilişkilerde sanıldığı kadar yarar sağlamayabileceğini hatta birçok insanın onları kıskanabileceğini ve yakınlaşmaktan çekinebileceğini öne sürmektedir. Yani fiziksel görünümün ilk tanışmalarda olumlu etkisi olsa da uzun vadede düşünüldüğünde bunun pek fazla olumlu bir fayda göstermekte sınırlı kaldığını görmekteyiz.

Kişilik özelliklerini sınıflandırmak için uzu yıllar boyunca çeşitli araştırmalar yapılmış fakat tam bir uyum olmamakla birlikte büyük çoğunluğun kişilik özelliklerini ‘açıklık’, ‘uyumluluk’, ‘ sorumluluk’, ‘dışa dönüklük’, ‘duygusal denge’ olarak sınıflanan “Büyük Beşli” sınıflandırmasını dikkate almaktadır. Dilerseniz bunlara kısaca bir göz atalım.

  • Açıklık: Bu boyut yeni deneyimlere açık olma anlamına gelir. Açıklık boyutu düşük olan bireylerin var olan ilişkilerinin dışında yeni ilişkiler başlatma konusunda daha olumsuz tutuma sahiptirler.
  • Uyumluluk: Uyumluluk boyutu yüksek olan kimseler yardımsever, güvenilir ve şefkatli olarak tanımlanabilmektedirler. Diğer yandan bu boyutu düşük olanlar çıkarları için kavga etmeyi göze alan kişilerdir.
  • Sorumluluk: Kişinin ne kadar kontrol ve disiplin sahibi olduğunu göstermektedir. Öz disiplini düşük olanların dikkatsiz, sorumluluklarını yerine getirmeyen ve güvensiz olmaları kişiler arası iletişimin sürmesinde sorunların oluşmasına neden olurlar.
  • Dışa dönüklük: Dışa dönük kimseler daha kolay iletişim kurarlar.
  • Nevrotiklik: kişiler arası ilişkilerde olumsuzluklara odaklanan kişilerdir. Bu da ilişkiyi bozucu bir etki yaratır.

Bir sonraki yazımızda kişiler arası iletişimi etkileyen temel faktörlerden algı, duygular, kültür ve fiziksel çevrenin etkisinden bahsedeceğiz. Bundan farklı olarak kişiler arası ilişki tarzının nasıl geliştiği, kişiler arası ilişkilerin avantaj-dezavantajları ve kişiler arası ilişkilerin başlama ve aşamalarına yer vereceğiz. Takipte kalın. Keyifli okumalar…

Kaynakça:

Dökmen, Ü. (2008). “Sanatta ve Günlük Yaşamda İletişim Çatışmaları ve Empati” (52.Basım). İstanbul: Remzi Kitabevi

https://prezi.com/4bdtqx23mgzd/kisilerarasi-iliskilerin-baslangici-ve-gelisimi/

Siyez, M, D. (2015). “Kişilerarası İlişkilerin Başlangıcı ve gelişimi”, (Ed. Alim Kaya) “Kişilerarası ilişkiler ve Etkili İletişim” Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık.

Görsel Kaynakça:

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRenpnbL2U7x08bKiixUO2fp8-TAC0cOhY6sWAsHHd_O-nXCZsr

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQE5nROkGMu1uyCT4J31A9zMkauR685GzOdt9dAz7TSGqlfNPmhBw

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir