Yaşlılık Döneminde Yalnızlık ile Başa Çıkma Yolları-2

Bir önceki yazımızda yaşlılığın tanımı, yaşlılık dönemi özellikleri ve yalnızlık ile başa çıkma yollarından ‘dini başa çıkma, internet ve sosyal medya kullanma, sosyal faaliyetlere katılma’ bahsetmiştik. Bu yazımızda da bu konu üzerinden devam edeceğiz.

Bahsettiğimiz gibi yaşlılık dönemi yaşamın son evresidir. Dönemin getirdiği sorunlardan ve bizim de ele aldığımız yalnızlık sorunu beraberinde çeşitli başa çıkma yollarını da getirmişti. Bireyden bireye değişen bu başa çıkma yollarından kaldığımız yerden devam edelim.

Yeni bir eş arayışı: Eşin ölümü ya da boşanma haliyle ortaya çıkan yalnızlık, yaşlıların çeşitli mağduriyetleri ve mutsuzluğu yaşamasının en başta gelen nedenleri arasındadır. Çünkü dul kalan yaşlılar, en önemli maddi ve manevi desteklerini yitirmektedir. Bu nedenle yaşlılar, yalnızlık, yoksulluk, başkasına bağımlı olma gibi birçok sorun yaşamakta (Akt. Kalaycı ve Özkul, 2017). Yaşlılık dönemi ölüm gerçeğinin en çok farkında olunduğu dönemdir. Dolayısıyla birey yakın çevresinin kayıpları ile gittikçe daha fazla ölümü anar ve buna ya hazır hisseder ya da gittikçe ölümden korkmaya başlar. Gerek bu yalnızlık durumundan kurtulmak gerekse tek başına karşılamakta zorlandığı ihtiyaçlarını daha kolay karşılamak için yeni bir eş adayı arayışına koyulur.

 

Her insan bu hayata tek olarak gözlerini açar. Aynı şekilde vadenin dolduğu ölüm anında da insanoğlu son nefesi tek başına vererek hayata gözlerini yumar. Kısa süreli dünya hayatında her ne kadar yalnız doğup yalnız ölümü tadacak olsak da yaşamımız boyunca diğer insanlara her zaman ihtiyaç duyarız. İnsanoğlunun fıtratında paylaşma, yardımlaşma, birlikte yaşama ve diğer insanlarla iletişimde bulunma vardır. Bu yüzden her birey diğerlerinin varlığına her zaman ihtiyaç duymaktadır.

Tecrübe aktarımı: Yaşlıların aileleri ve toplum için yaşam kalitesi ve toplumsal iyiliğe katkıları açısından önemli kaynak olduğu; deneyimlerinin ve bilgeliklerinin genç nesiller ve yetişkinler için servet olduğu bilinmektedir (Öz, 2002). Bu sebeple bizlere düşen görev de bu servetten en güzel şekilde faydalanmaktır. Ayrıca yaşlı birey de sahip olduğu bu zenginliğin farkındadır ve bunu gelecek nesillere aktararak hala işe yarandığını göstermeye çalıştığı tatlı bir çabadır. Önceki yazımızda belirttiğimiz gibi yaşlılık Erikson’ un da dediği gibi benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk evresidir. Dönemin özellikleri ve kazanılması gereken ödevler düşünüldüğünde yaşlı kimsenin yalnızlık hissinden kurtulmaya çalışmak için bu yola başvurması kabul edilir bir durumdur.

Bu saydığımız başa çıkma yolları yazımızın başında da belirttiğimiz gibi kişiden kişiye değişebilecek türden başa çıkma yollarıdır.

 

Yaşlılığa Bakış Açısı

Aslında daha çok bu başlık altında biz gençlerin yaşlılık dönemine veya yaşlıların bu dönemde yaşadığı sorunlarla başa çıkarken bizim neler yaptığımıza değinmek istiyorum.

Her zaman genç kalacak ve yaşlılık dönemi sadece şuan yaşlı olan ve sonraki adayların da orta yaş grubu olduğunu ama sıranın gençlere gelmeyeceği düşüncesi hakim. Bundan sebep olacak ki servet diye tanımlanan yaşlı kimselerin deneyimlerini dinlemek büyük eziyet gibi gelir. Hatta biraz daha ileri gidelim çoğu genç arkadaşımız sıkıcı ve zaman kaybı olarak görür. Niye mi? Çünkü gençlik hızlıdır, sürekli hareket vardır. Durağanlığa yer yoktur. Çoğu şeyi ben biliyorum zaten düşüncesi hakimdir. Tabii bu herkes için böyle değildir elbette. Öte yandan her dönemin kendine has özellikleri olduğu gibi gençlik döneminin de böyle özellikleri barındırdığı bir gerçektir.

Bütün bunlara rağmen yaşlı kimseler bizim servetimiz, kılavuzumuz, bilgi hazinemizdir. Onların sahip olduğu zenginliği devralarak en güzel şekilde faydalanmasını bilmeliyiz.

 

Kaynakça:

Kalaycı, I. ve Özkul, M. (2017). “Geleneksel Kalabilsem Modern Olabilsem: Modernleşme Sürecinde Yaşlılık Deneyimleri”, Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi Cilt:8, Sayı: 18, ss:90-110

Öz, F. (2002). “Yaşamın Son Evresi Yaşlılık Psikososyal Açıdan Gözden Geçirme”, Kriz Dergisi 10(2): 17-28

Görsel Kaynakça:

https://www.e-psikiyatri.com/wp-content/uploads/2013/09/yaslilik.jpg

https://cdn-grid.fotosearch.com/CSP/CSP221/ya%C5%9Fl%C4%B1-adam-ve-%C3%A7ocuk-bir-gazete-haz%C4%B1r-g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC__k29096363.jpg

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir