İlişkisel Kültürel Kuram (İkinci Kısım)

Yine bir “İlişkisel Kültürel Kuram” yazısı ile merhaba değerli okuyucularımız. Sözü çok uzatmadan araştıranlar veya okuyanlar bilirler 16 Ağustos tarihinde “İlişkisel Kültürel Kuram-Birinci Kısım” adında bir yazı yayımlamıştım. Yazının ikinci kısmını yakın zamanda paylaşacağımı dile getirmiştim. Arkadaşlar en son “İlişkisel Hareket” kavramını sizinle paylaşmıştım kavramlardan devam ederek gidelim. Sıradaki kavramımız ise “Kopukluk”

  • Kopukluk

Kopukluk ilişkilerde beş iyi şeyin tam tersinin yaşanmasıdır. Kopukluk durumunda bireyler, düşük enerji, hayatın pek çok alanında yapıcı olamama, kendine ve başkalarına yönelik kafa karışıklığı ve düşük benlik saygısı yaşarlar.1

Yaşanan kopukluğun doğası, sıklığı ve ilişkisel bağlamına göre bu kopukluk bireyin utanç, korku, aşağılık duygusu yaşamasına ve kendini suçlamasına neden olabilir.2 Bağın kesilmesi ya da kopukluk, çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir. Bir ilişki karşılıklı olmadığı zaman, duygu ve düşüncelerin paylaşımı öfke ya da rahatsızlıkla karşılandığında bireyler kendilerini savunmasız hisseder ve kendilerini korumak için ilişkiden(bağlantıdan) uzaklaşırlar.3

Kopukluklar aynı zamanda:

  • Bir kişi diğerini yanlış anladığında
  • Deneyimlerini geçersiz gördüğünde
  • Dışlandığında
  • Aşağılandığında
  • Herhangi bir şekilde karşısındakini incittiğinde ortaya çıkabilir.4

İlişkiler Kültürel Kuram’a göre ilişkideki zorluklar veya kopukluklar ilişkiler için olması gereken bir durumdur.
Burada önemli olan ilişkilerde kopukluk yaşanmaması değil bu kopuşların nasıl ele alındığı ve aşıldığıdır.
Kopukluklar doğru ele alındığı zaman her iki taraf için de gelişim imkanı sunar.5

Comstock ve Qin ilişkilerdeki bağlanma ve kopukluk döngüsünü şu şekilde görselleştirmiştir.

Bağlantı‘da yaşanan durumlar şöyledir:

1- canlılık
2- heyecan
3- üretme
4- yeniden bağlanma arzusu

6
Kopukluk‘ta yaşanan durumlar şöyledir:

1- Cansızlık
2- Enerji düşüklüğü
3- Eylemsizlik
4- Kendi ve diğerleriyle ilgili kafa karışıklığı
5- Düşük benlik değeri

 

 

  • Toplumsal İlişkiler

İlişkisel Kültürel Kuram’ın temel ilkesi bireylerin gelişiminin ve büyümenin ilişkiler bağlamında gerçekleştiğini vurgulamasıdır. Bu kuram diğer ilişkisel teorilerden bireyin gelişiminde sadece bireysel ilişkilerin değil, toplumsal ilişkilerin de öneminin vurgulanmasıyla ayrılır.7

Geleneksel gelişim kuramları büyüme ve olgunluğu özyeterlilik duygusunun giderek artması olarak tanımlar. Oysa, İlişkisel Kültürel Kuram’ın farkı, büyüme ve olgunluğun karmaşık ilişkileri geliştirme yeteneği olarak tanımlamasıdır.8

Bağlanma insanın doğasında olduğu için, yaşanan kopukluk sonucunda ruhsal acı ve psikopatoloji görülebilir. Kopukluklar bireysel düzeyde yaşandığı gibi toplumsal düzeyde de yaşanabilir. Örneğin dil, din, sosyoekonomik durum vs. çeşitli özelliklerden dolayı bireyler toplumda marjinalleşebilir, toplumun dışına itilebilir.

Bu bireylerin, kişilerarası ilişkilerde yaşanan kopukluklar kadar toplumsal düzeyde de kopukluk yaşarlar. İlişkisel Kültürel Kuram ilişkilerin kültürel bağlamda tanımlandığını ileri sürer.9

Bireyin benlik kavramı daha genel toplumsal bağlamdan soyutlanarak ele alınamaz. Dolayısıyla psikolojik danışmanların toplumsal sorunlara duyarlı olması ve danışanı belirli bir toplumsal bağlamda ele alması önemlidir.

  • İlişkisel İmgeler

İlişkisel imgeler başkalarından beklentilerimizi ve başkalarının bize olan davranış ve tepkilerini anlamlandırmamızı etkileyen zihinsel anlamlandırma sürecidir. Yaşanan her deneyim bu imgeleri etkileme ve geliştirme fırsatı doğurur.10

Eğer birey çoğunlukla olumsuz ilişkiler yaşadıysa bu kişinin ilişkisel imgeleri olumsuz olacaktır.11 Kısacası İlişkisel İmgeler çocukluktan itibaren geliştirilen bir nevi dünyaya bakış açısı gibidir.

Bireylerin ilişkilerini ve onlara ilişkin beklentileri anlamamız için mercek görevi görür.İlişkisel imgeler aktarım ve Adler’in “yaşam tarzı” kavramıyla benzerlikler gösterir.12

  • Denetleyici İmgeler ve Utanç

Denetleyici imgeler bireyleri yalnızlığa ve güçsüzlük duygusuna iten süreçlerden birisidir.13 Toplumsal normlar ve toplumsal koşullar bazı grupları kontrol ederek onlarda utanç duygusu oluşturur. 14 Denetleyici imgeler bireylerin benliklerine genellenerek değişmez imgeler olarak kabul edilir. Sürekli olarak kendini denetleyici imgelerle tanımlamış bireyler kopukluk yaşamaya ve buna bağlı olarak utanç duymaya başlarlar.

  • İlişkisel Kendini Toparlama Gücü(Yılmazlık) ve İlişkisel Cesaret

Bireylerin iyileşmeleri ve sağlıklı gelişimlerini sürdürebilmelerini ilişkisel dayanıklılık geliştirmeleri önemlidir. İlişkisel Kültürel Kuram cesareti korku duyulan anlarda çevreden destek bulma süreci olarak tanımlar.15 Psikolojik danışma sürecinin temel hedeflerinden biri de bireylerin ilişkisel dayanıklılıklarını ve ilişkisel cesaretlerini artırmalarına yardımcı olmaktır.16

  • Yalnızlığa Mahkumluk

Yalnızlığa mahkumluk algısı bireylerin ilişkilerinde yaşadıkları ilişkisel kopuklukları sağlıklı ele alamamaları sonucu, bir genellemeye vararak kendilerini insanlarla yakınlık kurabilme olasılığından uzak olarak algılamalarıdır.17 İlişkisel kopuklukların sağlıklı ele alınmaması ilişkiler de ve daha geniş anlamda toplumsal güç farkları, geleneksel kadın erkek toplumsal rolleri, ırkçılık, ayrımcılık, cinsiyetçilik vb. sosyal adaletsizlikler ve sağlık sorunları bireylerin yalnızlığa mahkumluk yaşamalarına sebep olabilir.18

İlişkisel imgeler, geçmiş deneyimlerin utancı ile birleştiğinde birey kendini ilişki kurmaktan aciz ve ilişkiyi hak etmeyen biri olarak algılamaya başlar. Bu durum bireyin derin ilişkisel yalnızlık, bir nevi bireysel tecrit yaşamasına neden olur.19

İlişkiler bireylerin ruh sağlığında önemli bir yer teşkil eder. Araştırmalar, karşılıklı ilişkiler olmadan bireylerin daha çok depresyon, utanç ve düşük benlik saygısı yaşadığını göstermektedir.

  • Gelişimi Teşvik Edici İlişkiler

Bireyler birbirlerinden bağımsızlaşmaya ve ayrışmaya yönelik değil, ilişkisel kapasitelerini, kendini toparlamalarını ve dayanıklılıklarını, karşılıklı empati ve karşılıklı güçlenme becerilerini geliştirerek gelişim gösterirler.20 Gelişimi teşvik eden ilişkiler “beş iyi şey” ifadesiyle tanımlanır:

1.Canlılık, enerji: İlişkideki canlılığı ve enerjiyi sürekli olarak dinamik tutması
2.Değer duygusu: Kişilerin özdeğerini yüksek düzeyde tutması
3.Berraklık: İlişkide kafa karışıklığının az olması birbirlerine karşı açık ve net olmaları
4.Üretkenlik: Birbiriyle ilişkide eyleme geçme ve duygularında yakın davranışlarda bulunma
5.Daha fazla bağ arzusu: Başka insanlara yakınlaşarak, duygusal tecritin yaşanmaması
  • Kopukluk Stratejileri

Sorun ilişkilerde kopukluk yaşanması değil bu kopuklukların nasıl ele alındığıdır.  Mesela birey ilişkide yaşadığı ya da hassaslığı ifade ettiğinde diğer kişi şefkat ve anlayış ile yanıt vermezse bu birey ilişkide değil kendinde bir problem olduğunu düşünmeye başlar. Anlaşılmama sonucu yaşanan bu kopukluk ele alınmadığından birey ilişkiyi sürdürmek için kendi duygu düşünce ve içsel yaşantılarını gizlemeyi öğrenir.21 Bu durum “kopukluk stratejisi” olarak adlandırılır.22

  • Temel İlişkisel Çelişki

İnsanlar bağlılık için derin bir özlem duymalarına rağmen ilişkisel imgelerinden dolayı kendilerini bağlılıklarından uzak tutacak stratejiler geliştirir ve bu stratejileri ilişkilerinde kullanırlar. Yani birey bir yandan ilişkiler için bir özlem duyarken bir yandan da bu ilişkilerden uzaklaşmak için stratejiler kullanır.23 Yani birey bir yandan ilişkiler için bir özlem duyarken bir yandan da bu ilişkilerden uzaklaşmak için stratejiler kullanılır. Bu durum “temel ilişkisel çelişki” olarak adlandırılır. Temel ilişkisel çelişki bireylerin gelişimi teşvik edici bağlar kurmalarını ve ilişkilerinde kendilerini özgün(otantik) olarak ifade etmelerine engel olur.24 İnsanlar birbirlerine bağlanma arzusu duysalar da hassaslık, korku, utanç, şüphe ve güvensizlik bu bağlanmayı zorlaştırır.

  • Karşılıklılık

Karşılıklılık pek çok farklı ögeyi içinde barındıran bir kavramdır. Bunlar; karşılıklı empati, karşılıklı güçlendirme, karşılıklı duyarlılık ve kendine özgüdür.25 Karşılıklılık kavramı karşılıklı empati fikrinden doğmuştur. Karşılıklı empati bireyin kendine ait farklı duygu ve düşüncelerini koruyarak bir başka kişinin duygu ve düşüncelerini deneyimleyebilme becerisidir.26

Karşılıklılık durumunda her iki bireyde birbirlerini oldukları gibi kabul ederler. Bireylerin ilişki de birbirlerinden etkilenmeye hazır ve açık oldukları bu durum, ilişkinin canlı ve akıcı olmasını sağlar.27 Bireyin reddedilme ya da küçük duruma düşme korkusu, onun dürüst ve özgün bir şekilde iletişime geçmesine engel olur. Otantik iletişime dayalı olmayan ilişkiler kopuk, gelişime açık olmayan ve karşılıklılığın olmadığı ilişkilerdir.28

Olumlu olarak karşılıklılık bireyler arasındaki benzerlikler ve farklılıkların da değerli bulunduğu zamanda yaşanır. Araştırmalar, çocukluklarında karşılıklığa dayalı ilişkileri az yaşamış bireylerin, yetişkinliklerinde daha çok yeme bozuklukları29, düşük benlik saygısı ve depresyon, madde bağımlılığı30 gibi psikolojik problemler geliştirme eğiliminde olduklarını göstermiştir.

 

Evet arkadaşlar sizinle İlişkisel Kültürel Kuram’ın temel kavramlar kısmınıda bitirdik kuramın psikolojik danışma süreci, teknik ve yöntemler ve değerlendirme kısımlarını paylaşamayacağım. Nedeni ise şimdilik vaktim müsait değil inşaallah vaktim müsait olursa ve sizlerden talepte görürsem bu kısımlarıda paylaşmaya çalışacağım…

İlişkisel Kültürel Kuram’ı pdf versiyonunda indirmek istiyorsanız alttaki linki kullanabilirsiniz…

 

İlişkisel Kültürel Kuram PDF İndir

 

Kaynakça:

1(Jordan ve Dooley, 2000)

2(Jordan, 2004)

3(Walker, 2004)

4(Jordan, 2010)

5(Jordan, 2010)

6(Comstock ve Qin, 2005)

7(Jordan ve Hartling, 2002)

8(Walker, 2004)

9(Comstock ve ark., 2008)

10(Miller ve Stiver, 1995)

11(Jordan, 2010)

12(Comstock ve Qin, 2005)

13(Jordan, 2010)

14(Collins, 2000)

15(Jordan, 2010; Jordan, 2005)

16(Jordan, 2010)

17(Miller ve Stiver, 1997)

18(Miller ve Stiver, 1997)

19(Jordan, 2001)

20(Jordan, 2010)

21(Jordan, 2001)

22(Walker, 2004)

23(Jordan, 2010; Jordan ve Dooley, 2000)

24(Jordan, 2004)

25(Harding ve ark., 2000)

26(Miller, 1986)

27(Jordan, 1991; Miller, 1986)

28(Vogel, 2006)

29(Surrey, 1991; Tantillo, 2006)

30(Covington ve Surrey, 1997; Finkelstein, 1993)

31 Terzi, Ş. ve Tekinalp, B. (2013) Psikolojik danışmada güncel kuramlar. Ankara: Pegem Akademi.

*”Terzi, Ş. ve Tekinalp, B. (2013) Psikolojik danışmada güncel kuramlar. Ankara: Pegem Akademi.” bu kaynakların hepsine birden bu kitaptan ulaştığımı özellikle belirtmek isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir